Profesyönel Öğrenci

Sayfa 1 / 1

PROFESYONEL ÖĞRENCİ

Özellikle son yirmi yılda gerçekleşen bilgi devrimi değişmez olduğunu düşündüğümüz pek çok kavramı yeniden sorgulamamız gerektiğini gösteriyor.Bu dönemde yaşanan soru patlaması bizleri yeni cevaplar bulmak için zorlamakta.Günümüz dünyasında olayları tek başına ve bağımsız değil bir bütünün parçası ve karşılıklı bağımlı olarak görebilen toplum ve bireyler bu yenilik etkisini tetiklemekte yada merkezinde yer alabilmekteler.Değişen koşullar soru sorma konusunda her zamankinden daha cesur olmamızı zorunlu kılıyor.kendi adıma sormak istediğim sorular öğrenciler ve mezun olduklarında onları işe alan insan kaynakları yöneticileri ile ilgili.

  • öğrenci kimdir?
  • öğrenci ne yapar?
  • en iyi mezun kimdir?
  • insan kaynakları yöneticisi en iyi adaylara nasıl ulaşır?

Çok kısa bir süre öncesine kadar öğrenci okuluna devam eden,görevi ders çalışmak olan,çok soru sormayan aksine yapmak zorunda olduğu isi en iyi yapmaya çalışan kişi olarak tanımlanabilirdi. Bu paradigma ile en iyi eğitim dediğiniz şey en iyi sınav çocukları yetiştirilmesine olanak tanıyan kavram olarak anlaşılabilir.

Soru çözmek sorun çözmekten daha önemli olabilir mi?

Sınav çocukları gerçektende hayatı a,b,c,d ve e şıkları şeklinde algılama eğilimindeler. Bir süre öncesine kadar bu şıkları en iyi ortamda yanıtlayan öğrenciler gözde idi.Şimdi ise analitik düşünme,yaratıcılık ,takım çalışmasına yatkınlık,kendini doğru ifade edebilme gibi karakter ve kişilik özellikleri talep edilir oldu.

Aslında eğitim sisteminin kaldıraç gücü bu kadar fazla olmasaydı çok önemli olmayabilirdi ama birileri Türkiye’de uygulanan eğitim sistemi ile bu beklentilerin gerçekleşebilirliği hakkında bir şeyler söylese çok iyi olacak diye düşünüyorum. Özellikle iş dünyası karşılarında süper çocuklar görmek istiyor ama her ne kadar değişmeye başlasa da ezber merkezli bir sistem ancak kalıplarla düşünen, sorgulamayan, itaatkar hayatı negatif rekabet odaklı algılayan bireyler yetiştiriyor.

Sistem "öğretme" odaklı olduğu için öğrenci aslında yapması gereken en iyi işin "öğrenmeyi öğrenmek" olduğunun bir türlü farkına varamıyor.Daha da kötüsü kendi kimliğinin farkına varamıyor.

Ezbere * alışmış ve yaşamlarını böyle sürdüren bireylerin iş dünyasında başarılı-sıra dışı işler yapmaları- imkansız. Aslında bu konudaki gerçek düşüncem gözlemleyebildiğim kadarı ile iş dünyasında da köklü bir ezbercilik geleneği olduğu yönünde.İş dünyasının zorluğu rekabetin doğasından kaynaklanıyor. Sonuçta birileri yenilikçi ve sıra dışı düşünebiliyor ve oyunun kurallarını aslında onlar koyuyor. Günümüzde inovasyon’un önemli olması tesadüf değil aksine her zamankinden de fazla yaratıcılık gereksiniminin bir sonucu. Ama herhalde en önemli olan bu insanları bulmak için yoğun çaba harcaması gereken -şu an bilinen adı ile- İnsan Kaynakları yönetimi ve personel seçme politikalarıdır.

Söylediğim şey şu:
1- yaratıcılık,analitik düşünme, takım çalışmasına yatkınlık, duygusal zeka vb. kavramlar çok önemlidir.
2- birey bu yetkinlikleri okul bittikten sonra değil tam tersine okul hayatı başlarken geliştirmeye-edinmeye başlamalıdır.
3- binlerce değil yüz binlerce dolar bile harcasanız 25 yaşına gelmiş ve kendisini yetiştirmek için gerekli motivasyon kapasitesine sahip olmayan birine bu becerileri eğitim programları ile bir yere kadar verebilirsiniz. Çünkü onun aklında sadece sınavdan geçer not almak vardır, pardon terfi etmek yada Cv’nin en güzel yerine yerleştirmek mi desek acaba ! J
4- bu yetkinlikler daha erken yaşlarda "uygulayarak" gelişir,
5- bazı şirketler imaj ve donanım özelliklerini karakter ve kişilik özelliklerinin önünde değerlendirerek mantık hatası yapmaktadırlar.

Bu noktada Eğitim sistemi üzerine düşünmekte fayda var.

Doğada her şey içiçe’dir ve karşılıklı bağımlı haldedir. Eğitimi dört duvar arasında soyutlanmış olarak algılarsak teori ile pratiğin bütün halinde olmasını engellemiş oluruz. ‘e’ öğrenme (e-learning) vb. uygulamalar kuvvetli bir ihtiyaç nedeni ile ortaya çıkmışlardır.Bu sistemle öğrenmenin temelinde yer alan ihtiyaç duyma, esneklik ve serbestlik ile birleşir, verim artar.

Öğrenci kimdir ve ne yapar sorularına farklı cevaplar bulmanın gerekli olduğunu düşünüyorum.

Mikro uygulama alanları:

Kişiler yaparak, uygulayarak öğrendikleri bilgileri en yüksek oranda hatırlıyorlar. Peter Senge beşinci disiplin isimli baş yapıtında mikro modeller üzerinde duruyor ve kişisel ustalık sistem düşüncesi ve en önemlisi öğrenme kapasitelerinin genişleme sürecinin bu ortamlarda geliştiğini anlatıyor.

Yakın bir zamanda öğrencilerin değer yaratma, değişimle baş edebilme, takım çalışması , liderlik, kriz yönetimi, organizasyonel tecrübe gibi yaşam becerilerini uygulayarak geliştirecekleri ortamların kendiliğinden çoğaldığını göreceğiz. Bu ortamların gelişmesi için şirketler ve üniversiteler işbirliğini geliştirmek zorunda kalacaklar ve şirketler adayları-bir politika olarak- öğrenci iken takip etmeye başlayacaklar. Belki de gelecekte Yönetici adayı(YA) yerine profesyonel öğrenci (PÖ) uygulamalarını göreceğiz !

Günümüzde öğrenci organizasyonları-kulüpler- ile şirketler arasında işbirliği süreci başladı.İşin komik yanı bazı akademisyenler bu işten rahatsız olurken bazılar okullar da öğrencilerin buralarda gösterdikleri performanslara göre burs veriyorlar. Bu durum anlaşılır bir trend haline gelecektir. Soru çok açıktır : bir kişinin hayatta başarılı olup olamayacağını en iyi nasıl anlarsınız ?

Yine bizim Youth Republic’in Kampus Marka Yöneticisi (KMY) sistemi çok iyi bir örnek olabilir. YouthRep’in üniversite öğrencisi olan öğrencileri var ve bu öğrenciler bir kariyer patikasını takip ediyorlar. Önce çaylak,sonra junior ve en sonunda Senior oldukları bu sistemde adeta bir pazarlama yöneticisi olarak çalışıyorlar. Yönettikleri markaların kendi okullarındaki tanıtım stratejilerini belirliyor, ekipler yönetiyor, Para kazanıyor ve müthiş bir iş deneyimi elde ediyorlar.

Bu çocuklar daha mezun olmadan yönettikleri markalar tarafından kapışılıyorlar. Çünkü öğrenciyken performanslarını görebiliyorsunuz bu çocukların.

Yine stajlar, part-time çalışma fırsatları şirketler için performans ölçümleme fırsatları sunuyor.

Profesyonel Öğrenci kimdir sorunun yanıtına yaklaşıyoruz.

İhtiyaçlarının,hedeflerinin,beklentilerinin farkında olan

Öğrenmeyi bilen
Organizasyonel becerilerini geliştiren, diğer kişilerle çalışabilen
İş tecrübesine sahip olan-staj vb çalışmaları önemli bir fırsat olarak gören

Bütünün farkında olan
Kendine özgü bir kariyer programı olan ve bunu uygulayan kişidir. Biz bu kişilere profesyonel öğrenci diyoruz.

Tüm kriterleri bir kenara bıraktığımızda, kısaca bu kişinin kampüsün sınırları dışına aklını özgürleştirmek suretiyle çıkabileceğinin farkına "profesyonelce" varacağını düşünebiliriz.

Bu kişileri bulmak günümüz koşullarında her zamankinden daha önemli hale geldi.

Klasik bir yaklaşım ile Çan eğrisini düşündüğümüzde yüksek nitelikli olarak tanımladığımız adayların ne kadarlık bir yüzdelik dilim içerisinde yer aldıklarını kolaylıkla kestirebiliriz.Tabi bu kestirme işi doğrusal ve statik bir yaklaşım ile olabilir. Bu en iyi meselesi tamamen nasıl baktığınız ile ilgili bir duruş halidir.

Eğer sizin en iyi aday olarak kabul ettiğiniz kişiler x,y,z okullarından mezun, şu kadar dil bilen vb özellikler ise zaten işiniz kolaydır çünkü aradığınız niteliklere sahip kişiler-kümeler- zaten bellidir. Ya da şöyle düşünelim : sizin en iyi tanımınız eğer yüksek düşünme ve uygulama becerilerine sahip ve bunları ürettikleri ile ispatlayabilen adaylar şeklinde ise durum çok karmaşık bir hal alır.Tıpkı hayatın kendisi gibi. Galiba iş ölçme meselesinde düğümleniyor. Bu noktada birçok kişi yukarıda saydığımız özelliklere sahip adayları tecrübe, görüşmeler, dönemsel faaliyetler ve bazı testlerin yardımı ile bulmaya çalışıyor olabilir. Ama böylesine dinamik bir sistemi tanımlamaya çalışmak mülakatların çok ötesine geçen bir anlayışı temsil eder. Kritik nokta şu olabilir : Bu yaklaşım ile iyi okul gibi genellemelerden iyi adaylara geçilmiştir.Bu çok normaldir çünkü kişilerin

bilgi,beceri,tutum ve davranışları
zeka tipleri
öğrenme profilleri
uygulama becerileri birbirlerinden farklıdır. Kriterleriniz yapacağınız seçimin kimyasını belirler.Bu çok önemlidir.

Doğru seçimler yapmanın sisteme olan etkisi inanılmazdır. Uyma ile bağlanma- (enrollment) arasındaki farkı nettir aslında.

Organizasyona bağlanan insanlar çok üst düzey yaratıcılık ve performans sergilemektedirler, onları dış motivasyon araçları ile etkilemeye çalıştığınızda geri tepecektir. Çünkü bu kişileri asıl motive eden organizasyonunuzun ruhu ve vizyonudur-oluşumuna katkıda bulunacakları bir ortam var ise. Bahsedilen diğer kişiler ise uyma becerileri yüksek olanlardır. Bunlar sisteminizin var olan haline uyum gösterirler, verdiğiniz işleri en iyi şekilde yaparlar ve sizi memnun ederler.

Belki sanayi döneminde verdiğiniz işi yapan kişiler gözde idi ama bilgi çağı ile birlikte oyunun kuralları değişti. Doğrusu eğitim kurumları da sınav çocuklarını en iyi şekilde yetiştirmek konusunda oldukça iddialıydılar ama yakın gelecekte soruları en iyi yanıtlayan kişilerin değil en iyi soru soran kişilerin talep edildiğini göreceğimizi tahmin ediyorum.

iş dünyası için en önemli soru bu öğrencileri nasıl bulacakları ve öğrenci iken onların gelişimlerine nasıl katkıda bulunabilecekleri düşünmek olmalı.

Günümüzde İnsan kaynakları yöneticisi adaya su soruyu sormalı:

Siz öğrenciyken ne yaptınız, neler ürettiniz? bir insanın gelecekte neler yapacağını, en iyi geçmişte ürettiklerini içerisinde bulunduğu koşullar ile birlikte değerlendirerek anlayabilirsiniz.

Bu yöntem öğrenciler için neden geçerli olmasın ?

Montaigne’ den bir sözle yazıyı bitireyim.
“tazı koşmasıyla övülür tasmasıyla değil.”

SERHAT GÜRCÜ
32 yaşındadır. Youth Republic’in yönetici / ortağıdır. YouthRep’in iş planını henüz üniversite öğrencisiyken hazırlamış ve bu çalışmasıyla Dünya İş Planı Yarışması’nda ülkemizi temsil etmiştir. Türkiye’yi gençlik ajansı ve Kampüs Marka Yöneticisi kavramlarıyla tanıştıran Youth Republic; kısa sürede uluslararası markalara 360 derece pazarlama hizmetleri vermeye başlamış ve pazarının büyük oyuncusu olmuştur. Gençlik iletişimi, girişimcilik, yetenek avcılığı ve guerilla marketing konularına kafa yormakta olan Gürcü, uzmanlık alanlarıyla ilgili yazılar yazımakta, gençlik iletişimi üzerine eğitimler vermekte ve işini aşkla yapmaya devam etmektedir